Almanya’nın kuzeydoğu eyaleti Mecklenburg‑Vorpommern’de 20 Eylül’de gerçekleşen seçimlerde, Almanya’nın aşırı sağ partisi AfD yüzde 38,2 oy alarak birinci parti konumuna yükseldi; ikinci sırada gelen CDU ise yüzde 30,1 oy topladı.
AfD, iki hafta önce Saksonya‑Anhalt’taki seçimlerde elde ettiği başarıyı takiben bu eyalette de oy oranını artırarak, ülke genelinde yükselen bir eğilimin işareti olarak görülüyor.
Berlin’de ise sol parti Die Linke, Türkiye kökenli siyasetçi Elif Eralp’ın başkanlığında yüzde 25,7 oy alarak tarihindeki en yüksek eyalet seçim sonucunu kaydetti; bu sonuç, partinin Berlin’deki yerel yönetim üzerindeki etkisini artırma potansiyelini gösteriyor.
Elif Eralp, göçmen kökenli bir aileden gelmekte ve Berlin’in hükümet başkanlığına aday olma ihtimali, koalisyon görüşmelerine bağlı olarak şekillenecek. Parti, kampanyasını göçmen kimliğinden ziyade konut sorunu ve günlük yaşam sorunları üzerine kurmuştu.
Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, seçim sonrası “Tehdit altındaki insanlar hakkında ne zaman konuşacağız?” sorusunu yönelterek, azınlıkların güvenliği ve hakları konusundaki endişelere dikkat çekti.
Uzmanlar, Almanya’nın 20. yüzyılın en büyük insanlık suçlarından sonra insan onurunu temel alan bir anayasa geliştirdiğini hatırlatarak, güncel seçim sonuçlarının azınlıkların korunmasıyla ilgili toplumsal gerilimleri yeniden gündeme getirdiğini vurguluyor.