Tunç Soyer’in savunma ekibi, kentsel dönüşüm kooperatiflerine ilişkin yürütülen yargı süreçlerinin hiçbirinde suç kastına dair bir bulgu bulunmadığını ve Soyer’in haksız kazanç elde etmediğini, MASAK verileriyle kanıtlandığını belirtti.
Başkan, kooperatifçilik modeli nedeniyle açılan ilk dava dosyasından 5 Ocak 2026’da tahliye edildi; ancak bu tahliyeden yalnızca beş gün önce, aynı dosyadan ayrılan bir soruşturma kapsamında “yedek tutuklama” adı verilen bir işlemle yeniden tutuklandı.
Avukatlar, bu ikinci tutuklamanın ardından başka bir kooperatifin iç işleyişine ilişkin üçüncü bir dosyada da Soyer’in “yedeğin yedeği” tutuklamasıyla gözaltına alındığını ve bu dosyanın henüz bir iddianame almadığını ifade etti.
İkinci dosyada hazırlanan 523 sayfalık iddianamede Soyer hakkında yalnızca bir paragraf yer alıyor ve herhangi bir suç isnadı bulunmuyor; yine de mahkeme tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Savunma ekibi, üç dosyanın da aynı içeriğe sahip olduğunu, 2 yıldır açık olduğunu ve bir dosyadan tahliye olunmuşken diğer iki dosyada hâlen tutukluluk kararının sürmesinin hukuki bir mantık taşımadığını vurguladı.
Soyer’in avukatları, 16 Ekim 2026’da birinci dosyanın, 18 Kasım 2026’da ise ikinci dosyanın duruşmasının Aliağa Şakran Cezaevi Duruşma Salonu’nda gerçekleşeceğini ve bu süreçlerin uzatılarak başkanın özgürlüğünün kısıtlanmasının durdurulması gerektiğini talep etti.